CHP’de 2023 seçimlerinin ardından başlayan değişim süreci, parti yönetimiyle sınırlı kalmadı. Muhalif medya kuruluşlarının siyasi çevrelerle ilişkileri, finansman kaynakları ve yayın politikaları da tartışmaların konusu oldu.
Ortaklaşa Dergisi Ekim sayısında Merve Güzey imzasıyla yayımlanan “Güç merkezleri kayarken medya da değişiyor” başlıklı yazıda, 2023’ten 2026’ya uzanan dönemde yaşanan gelişmeler ele alınıyor. Güzey, CHP içindeki siyasi dengelerin değişmesiyle muhalif medya alanındaki ilişkilerin de yeniden şekillendiğini savunuyor.

Yazıda Kılıçdaroğlu dönemindeki medya ilişkileri, Özgür Özel yönetiminin ardından gündeme gelen harcama tartışmaları, televizyon kanallarındaki yönetim değişiklikleri ve yeni siyasi oluşumlarla ilişkilendirilen yayın kuruluşları üzerinde duruluyor.
KRT’NİN SATIŞI
2023 seçimlerinin ardından CHP’de başlayan değişim sürecinde medya alanında da çeşitli gelişmeler yaşandı.
Daha önce Ali Fırat Atabaş’ın sahibi olduğu KRT, iş insanı Fırat Bozfırat’a satıldı. Aynı dönemde Sözcü TV yayın hayatına başladı, ardından Nefes gazetesi kuruldu.
Güzey, KRT’nin el değiştirmesini ve yeni yayın kuruluşlarının ortaya çıkmasını muhalif medya alanındaki değişimin örnekleri arasında değerlendiriyor.
Yazıda, 2020 yılında yayın hayatına başlayan ancak yalnızca 26 gün sonra kapanan Olay TV’nin geçmişine de yer veriliyor. Kanalın kapanmasının ardından ortaklar arasında yaşanan yayın politikası anlaşmazlıklarının uzun süre tartışıldığı hatırlatılıyor.
KILIÇDAROĞLU DÖNEMİNDEKİ İLİŞKİLER
Analizde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı döneminde parti yönetimiyle çeşitli medya kuruluşları arasında kurulan ilişkiler de ele alınıyor.
Genel başkanlığın Özgür Özel’e geçmesinin ardından geçmiş dönemde kurulan bazı ilişkilerin yeniden değerlendirildiği, Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlığa dönmesi ihtimalinin gündeme geldiği süreçte, medya kuruluşlarının gelişmeleri ele alış biçimleri de tartışma konusu olduğu vurgulanıyor.
KOZA TV’DE DİKKAT ÇEKEN AYRILIKLAR
Analizde üzerinde durulan kuruluşlardan biri de Koza TV:
2010 yılında Adana merkezli bölgesel televizyon olarak yayın hayatına başlayan Koza TV, 2026 yılında İstanbul merkezli ulusal haber kanalına dönüşmek amacıyla yeniden yapılanmaya gitti.
Ocak ayında Özgür Çakmakçı, kanalın eleştirel ve muhalif çizgide ulusal haber kanalı olacağını açıkladı. Mayıs ve haziran aylarında İstanbul ve Ankara’daki kadro çalışmaları hızlandırıldı.
Temmuz ayında Halk TV’den ayrılan Seda Selek, Remziye Demirkol ve Buket Güler Özarı’nın Koza TV’ye geçeceği duyuruldu. 24 Ağustos’ta Özgür Çakmakçı’nın Yayın Kurulu Başkanı, Hakan Durmuş’un Genel Koordinatör, Fikret Bulut’un ise Genel Yayın Yönetmeni olduğu açıklandı.
Ancak 28 Ağustos’ta Özgür Çakmakçı ve Gülşah İnce kanaldan ayrıldı. Çakmakçı, ayrılık gerekçesini “ilkesel fikir ayrılığı” olarak açıkladı. 3 gün sonra kurgu, prodüksiyon ve teknik birimlerde görev yapan 12 kişinin daha kanaldan ayrıldığı belirtildi.
Yazıda Koza TV’nin yeniden yapılanması, Yeni Parti çevresindeki siyasi gelişmelerle birlikte değerlendiriliyor.
24 Temmuz’da kurulduğu belirtilen Yeni Parti’nin Parti Meclisi’nde, Koza TV ile ilişkilendirilen Orhan Sümer’in yer alması bu değerlendirmeye dayanak gösteriliyor.
KRT’DE YENİ DÖNEM
Analizde KRT’nin el değiştirmesinin ardından yaşanan gelişmelere de yer veriliyor.
Bir süredir çalışanların maaş sorunlarıyla gündeme geldiği belirtilen kanalın İshak Tarım Kaytan’a satıldığı ve Kaytan’ın Kılıçdaroğlu’na yakın olduğu belirtilirken yeni dönemde nasıl bir yayın politikası izleyeceğinin henüz netleşmediği ifade ediliyor.
“GÜÇ MERKEZLERİNE HİZALANMAK”
Güzey, CHP’nin 2023’ten 2026’ya uzanan siyasi seyrini seçim yenilgisi, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu hattının yükselişi, belediyeler üzerindeki siyasi baskılar ve kurultay tartışmaları üzerinden değerlendiriyor. Buna göre muhalif medyadaki değişimi yalnızca yayın politikaları veya gazetecilerin siyasi tercihleriyle açıklamak yeterli değil. Medya kuruluşlarının finansman kaynakları, siyasi çevrelerle ilişkileri ve değişen güç dengeleri de bu süreçte rol oynuyor.
Muhalif medyada yaşanan hareketliliği “Değişen güç merkezlerine hizalanmak” ifadesiyle tanımlayan Güzey, bunun “paranın ve siyasi ikbalin kaynağına doğru yapılan bir göç” olduğunu savunuyor.