Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Kütüphanede düzenlenen “Aleksandre Jaba Koleksiyonu” ve “Rami Kütüphanesi” kitaplarının tanıtım programına katıldı. Aleksandre Jaba Koleksiyonu, 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımını 15 ciltte bir araya getirirken, Rami Kütüphanesi kitabı tarihî Rami Kışlası’nın kütüphaneye dönüştürülme sürecini ele alıyor.
Programda konuşan Ersoy, Anadolu ve çevresinde farklı dillerde üretilen eserlerin kültür tarihinin incelenmesinde kaynak niteliği taşıdığını belirterek, “Bu topraklarda üretilen her eseri, konuşulan her dili ve yaşatılan her kültürel değeri ortak mirasımızın bir parçası olarak görüyoruz. Kültürel zenginliğimizi koruyup gelecek kuşaklara aktardıkça birbirimizi daha iyi tanıyor, kardeşliğimizi daha da güçlendiriyoruz” dedi.
Konuşmasında Terörsüz Türkiye hedefine de değinen Ersoy, “Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin huzur içinde, birlik ve beraberlikle geleceğe yürümesi iradesinin ifadesidir. Biz de kültürün birleştirici gücüyle ortak aidiyetimizi güçlendirmeye, her vatandaşımızın kendisini bu ülkenin kültürel hayatında bulabildiği bir geleceğe katkı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
69 Kürtçe eser 15 ciltte toplandı
Aleksandre Jaba Koleksiyonu’nun özgün hâlinin 13 ciltten oluştuğunu belirten Ersoy, Bakanlığın yayını 15 cilt olarak hazırladığını söyledi.
Jaba’nın Erzurum’daki görevi sırasında Kürtçeye duyduğu ilgiyle başlayan ve Molla Mahmud Bayezîdî’nin katkılarıyla genişleyen koleksiyon, 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımını içeriyor.
Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye’de Yaşayan Diller Enstitüsü iş birliğiyle hazırlanan yayında dil ve edebiyatın yanı sıra halk kültürü, folklor, sözlü anlatı geleneği ve dönemin toplumsal hayatına ilişkin kaynaklar da yer alıyor. Her ciltte Türkçe ve Kürtçe inceleme ve tavsif metinleri bulunuyor.
Ersoy, koleksiyonun araştırmacılara farklı alanlarda kullanabilecekleri kaynaklar sunduğunu belirterek, “Dolayısıyla yaptığımız bu çalışmayla, araştırmacıların farklı alanlarda kullanabileceği bir kültür malzemesini toplu, düzenli ve erişilebilir bir yayın hâline getirmiş olduk” diye konuştu.
Bakanlığın Kürtçe klasik eserleri Türkçe çevirileriyle birlikte 2010 yılından bu yana yayımladığını hatırlatan Ersoy, 2025 yılına kadar bu kapsamda 17 eserin yayımlandığını belirtti.
Rami Kütüphanesi’nin dönüşümü kitaplaştırıldı
Programda tanıtılan “Rami Kütüphanesi” kitabı, tarihî Rami Kışlası’nın geçmişini, mimarisini, geçirdiği dönüşümü ve kütüphane olarak üstlendiği işlevleri ele alıyor.
Ersoy, Rami Kütüphanesi’nin dönüşümüne ilişkin, “Aslen geçmişten devraldığımız bir yapının ve hafızanın bugünün ihtiyaçlarıyla yeniden ilişki kurmasını ve gelecek kuşakların kullanımına açık hâle gelmesini sağlamış olduk” dedi.
Akademik yazılar, mimari çizimler, planlar, fotoğraflar ve uzman değerlendirmelerini içeren kitapta yapının tarihi, mimarisi ve yeniden işlevlendirilme süreci aktarılıyor.
Rami Kütüphanesi’nin 2026 yılında Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu Yeşil Kütüphane Ödülü’nde büyük ölçekli proje kategorisinde dünya birinciliği aldığını belirten Ersoy, kitabın gelecekteki araştırmalar için de kaynak niteliği taşıdığını söyledi. Ersoy, “Bir tanıtım kitabının ötesinde, ileride Rami Kütüphanesi üzerine çalışacak araştırmacılar için başvurulabilecek kapsamlı bir kaynak meydana getirdik” ifadelerini kullandı.
“Temel ölçüt, kültürel ve bilimsel değer”
Yayıncılık sektörü temsilcilerine de seslenen Ersoy, kamu yayıncılığının sorumluluklarına değindi. Ticari olarak yayımlanması güç olan, uzun hazırlık süreci gerektiren ve uzmanlaşmış okuyucu kitlesine hitap eden eserlerin kamu yayıncılığının çalışma alanları arasında bulunduğunu belirten Ersoy, şu ifadeleri kullandı:
“Bakanlık yayınlarının temel ölçütlerinden biri, yayımlanan çalışmanın kültürel ve bilimsel bir değer taşıması ve kalıcı bir kaynak niteliği kazanabilmesidir.”
Ersoy, editoryal hazırlık, tasarım, baskı teknikleri ve dijital yayıncılık alanlarındaki gelişmeleri takip ettiklerini belirterek, kamu ve özel sektör arasındaki iletişimi güçlendirmeye önem verdiklerini söyledi.
Bakan Ersoy, konuşmasının sonunda kitapların hazırlanmasında emeği geçen akademisyenlere, araştırmacılara, editörlere, çevirmenlere, tasarımcılara, Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye’de Yaşayan Diller Enstitüsüne ve Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür etti.
( BÜLTEN )